DÖNÜŞÜME VAR MISIN?.

IMG_1546

Sade Yoga’nın Temelleri Organic Intelligence ile buluşuyor!
Fitness, sörf, pilates, yelken, paraşüt, tenis, yürüyüş, dans..
Hareketin çok farklı hallerini hep merak ettim.
Ve yoga.
15 yıldır deneyim ettiğim..
Yaşamda her yönüyle etkisini hissettiğim..
Yoga.
Gördüğüm.
Bildiğim.
En etkileyici hareket sistemi.
İçinde terapiyi de barındıran.

Hareket etmeyi merak ettiğim kadar.
Durmayı da keşfetmek istedim.
Durmayı.
Bakmayı.
Görmeyi.
Hissetmeyi.
Akmayı.
Yaşamı.
İnsan olmayı.
Her haliyle.

Farklı meditasyonlar uyguladım.
Terapi yöntemlerini inceledim.
Garip bir gençtim.
Bara pavyona pek İlgi duymadım.
Meraklarımın peşinden gittim.
Bazen tek başına olma pahasına.
Durdum.
Hayatı dinledim.
Bazen çok zordu.
Bazen zevkli.

Yıllarca ve yollarca, kendimin peşinden merakla gittikten sonra.
Bir gün.
Bir terapi sistemi bana.
“İyi hissetmek iyidir.” dedi.
Organic Intelligence.
İlk görüşte aşık oldum.
Yoga gibi.
Yıllarca peşinden gittiğim ekmek kırıntılarım.
Beni manzarası güzel bir yere getirdi.
Gel.
Şöyle bir etrafına bak.
Güzel bir soluklan.
Yol sonsuz.
Devam eder.

Birikimimle.
Zevkle sunduğum.
Sade Yoga’nın Temelleri Yoga Uzmanlık Programı’mı
Organic Intelligence bakış açısıyla.
Organic Yoga adı altında sunacağımı duyurmaktan.
Mutluluk ve heyecan duyuyorum.

Mutluluk ve heyecanla üretmeye.
Şükürler olsun!

Ocak 2018’de!
Buluşuyoruz.
Dönüşüme var mısın?

Pruvamız neta.
Rüzgarımız kolayına olsun.

Sevgi ve dostlukla.

Öyküm.

Reklamlar

İNŞAAT ALANINDA ARAPSAÇI ve PIRASA YATAĞINDA YUMURTA PİŞİRMEK.

IMG_1417

Dün enerjimi atamadığımdan söylenip durdum.
Hava çok güzeldi.
Ben kendimi dağlara denizlere vurmaktan zor alıkoydum.
Güzelyalı sokaklarında dolaşıp durdum.
Dersimi verdim.
İçimdeki enerji yönlenemedi.
Lays ve antep fıstığıyla kendime geldim.
Bu kadar detoks bana fazlasıyla yeterdi.

Hayat bu ya.
Olağandan sızlanıp, söylenince.
Olağandışı bir güne uyandırıyor.
Süprizlerine de şükür.
Kaldıramayacağını vermiyor.
Aklın çok havalara uçunca, seni bir güzel köklendiriyor.

Jazz tınılarının terasın yeşilliklerine dokunarak bizi uyandırmasına alışık olduğumuz evimiz.
Bu sabah matkap sesleriyle çalkalandı.
İçten.
Ve dıştan.
Doğalgaz geliyor!
Hiç doğal olmayan yollarla.
Gaz ve toz bulutunun içinde.
Gürültü hem evde hem sokakta.
Bizim narin sukulentlerin üzerinde bir karış beton tozu.
Düşünmeden edemiyorum.
Bir gün tahammül etmesi zor olandan.
Geçimini sağlıyor tüm bu insanlar.
Çayına üç değil dört kaşık şeker de atsa hakkı.

Üç şekerli çay ve beton delici matkaplarla ustalar çalışırken.
Bu resme nasıl dahil olsam diye düşünürken.
Dolaptaki Arapsaçı otları aklıma geliyor.
Biraz da pırasa.
Tek tek ayıklamaya başlıyorum.
Mutfakta tozdan göz gözü görmüyor.
Sevgilim deliriyor.
Bir şey olmaz diyorum.
Sakin ol.
Belli dozdaki umursamazlık.
Zor anlarda hep iyi geliyor.
Bize kendimce annelik ediyorum.
Annemden gördüğümce.
Bi’şey olmaz diyorum.
Güzel güzel kavuruyorum.
Soğanlar pembeleşiyor.
Ustalar gelip geçiyor.
Canı çeker mi diye aklımdan geçerken.
Neredeyse eminim.
O kadar fiziksel aktifliğe.
Kıymalı pide kulağa daha iyi geliyor.
Zerdeçalı ilave ediyorum.
Yumurtaları üzerine kırıyorum.
Kaosun tam ortasında.
Mutluluğu arapsaçında buluyoruz.

Organic Intelligence ta kişi, herhangi bir anda, hayatın o anki sahnesi içinde.
Keyif veren hisleri bulmayı egzersiz eder.
Kaosun ortasında bile, bir zerre dahi olsa, iyi hissettirecek bir şey vardır.
Hayat sürebiliyorsa, muhakkak vardır.
Kırmızının içinde maviyi bulmak.
İnsanın en temel görevidir.
Maviyi, iyi hissettireni fark eden kişi.
Daha rahat sosyal ilişki kurabilir.
Şükür duygusuna yaklaşır.
Merhamet, şefkat ve umut hissetmek kolaylaşır.

Pırıl pırıl ve bembeyaz bir yoga stüdyosunda o gün şükretmeyeni.
Hayat.
Bembeyaz beton tozu içine uyandırır.
Ki insan olarak, uyanabil.
Hakikatine.
Hayata.
Sevdiklerine.
Kendine.

Sana mavi hissettiren her ne ise.
Arapsaçı da olabilir, bir dostun sesi de.
Hadi.
Şu anda.
Ona meyletsene.

Fotoğraf terasımızda yeni açan lavanta.
İnşaat içinde arapsaçı ve pırasa yatağında yumurtanın fotoğrafını çekmek.
Fazla gelecekti.
Bana bile.

Öyküm.

 

 

 

 

YEMEĞİN SEVMEKLE BİR İLGİSİ OLMALI.

IMG_1358

Bu sabah.
Kahvaltı tabağını renklendir!
Renklerin önce ruhunu beslemesine izin ver..
Bugünkü şefkat pratiğinin kendine güzel bir öğün hazırlamak olmasına ne dersin?

Yemeğin sevmekle bir ilgisi olmalı bence.
Sevgiyi ifade şekli kendimce.
Kendime.
Ve sevdiklerime.
İyi baktıkça.
Seviniyorum.
İçten içe.

Yemeğin beslenmekle bir ilgisi var bence.
Sadece doymak değil yani mesele.
Ruhunu ve bedenini beslerken.
Zihnini de yatıştırabilirsin özenle.
Yumuşak ve rahat bir gülücükle.
Yemek hazırlamak.
Meditasyona dönüşebilir.
Sen isteyince.
Evet.
Sen. İsteyince.
Rutinlerin ve görevlerin üzerine.
Bir yenisini yüklenmektense.
Hafiflikle.
Şükranla.
Şefkatle.
Beslenebilirsin bence.
Ve belki de.
O yorgun günün sonunda.
Yoldan aldığın bir dürüm de.
O gün kendine gösterdiğin şefkatin göstergesi olabilir.
Canın isteyince.

Şefkat.
Şükür.
Ve sevgi.
Hayatın tam içinde.
Bazen bir dürümde.
Rakının yanındaki mezede, bazen de.
Sindirebilen bedene.
Muhabbetle paylaşan dosta.
Hazırladıklarınla doyan sağlıklı çocuklara.
Sana aşkla yemek hazırlayan sevgiliye.
Kaynakları sunan hayata.
Şükürler olsun.

Öyküm.

💙 Bu yazı iki şarkı ile bitsin. Biri bayıldığım filmden tatlı tatlı. Diğeri sevişirken soğan doğrayan Shakira’dan.. İkisi iki ayrı telden. Önerim yemek yaparken Shakira kadar yağa bulanma. Sonra temizlemesi zor olur. 😊