HORUL.

utf-8''fotoraf

Yıllarca zorlu eğitimlerden geçmiş, iş hayatının talepkar ortamlarında hayatta kalmayı başarmış, dönüşüm için tek çarenin acının içinden geçmek olduğuna şartlandırılmış çoğunluğu yoga hocalarından oluşan bir grup insan olarak toplandık.
İlk eğitimde yakışıklı, genç ve tatlı huylu bir hocanın olabilirliği ile sarsılmışken.
Adam bize tatlı tatlı “İyi hissetmek iyidir. Daha iyi hissetmek daha iyidir!” dedi.
Üstelik çalışmış gelmiş, bunu türkçe söyledi.
Yüz ifadelerimizdeki şaşkınlık kelime olarak ifade bulsa “Hadi canım!” ın biraz daha küfürlü olanına denk düşerdi.
Sempatik hoca fikrine gayret gösterip alışabilirdik.
Ama kanırta kanırta ağlamadan bir eğitimin gerçekleşecek olması bizi derinden silkelemişti.
Hiç mi ağlamayacağız?
E o kadar da para vermiştik.

Tabi bu durum tekniği sorgulamamıza yetti de arttı.
Şimdi hoca.
Sen iyi hisler var diyosun da.
Karanlık var acı var bende binbir huysuzluk var.
Diyene.
Tatlı tatlı gülümsedi.

Derste ihtiyaç duyarsanız uyuyabilirsiniz dedikten sonra spa keyfi yapmam tam 1 senemi aldı.
Biz orada kıkırdarken adamın kaşı gözü hiç seğirmedi ya.
Farkettiğim andan itibaren OI’a güvenim arttı.
Bu hafta Heart Training 3 paylaşımlarında en yüksek reytingi tek bir fotoğraf aldı.
Öğrencilerinin omurgalarının yönetimini hep elde tutan.
Accayip eğitimler veren mühim yoga hocaları derste horuldarken yakalandı.
Yoga öğrencilerimin yeni dönem eğitim hayalleri git gide arttı.
Like ların bini bir para yağdı.
Dans etmek müzik dinlemek hep vardı.
Eğitim sırasında uyumak acaba nasıl olacaktı.

Göreceğiz.
Evet yeni dönem eğitim bir başka olacak.
Canınızın istediğini, arzularınızı dinlemekte özgürsünüz a dostlar.
Bana tik mi gelir tekme mi atarım ona garanti veremiyorum.
Malum henüz Organic Intelligence ta tatlı bir öğrenciyim.
Ne budistim, İsviçreli hiç değilim.
Ki hocamız hep der; “İnsan doğası fraktal.”
Sen anla, şu biraz özenti bulduğum skulentlere benzer.
Nasıl oluyor öyle dersen.
Başka zaman anlatayim.
Bu yazı horultuyla son bulsun.
Hocalar da uyuya kalır aklında olsun.

Öyküm.

 

 

 

Reklamlar

ŞÜKRAN.

img_8499

Derin bir şükran hissediyorum.
Hayatımdaki insanlara.

Ben daha büyük ifade ederdim..
Sevinince.
Üzülünce.
Mutlulukta.

Öyle anlar geliyor ki..
Bu ara hayatımda.
Ne diyebilirim.
Mutlu bir boşluk.
Tatmin.
Huzurlu.
Memnun.

Hislerimde mi sadeleştim.
Ben de henüz tam idrak edemedim.
Yalın ifade etmeye çalışayim.
O zaman belki keşfederim.

Biz bu hafta sonu.
Ekim’de başlayan Hocalık Eğitimi’nin son buluşmasını gerçekleştirdik.
İnzivada buluşmak üzere.
İki gün boyunca yoga konuştuk.
Yoga yaptık.
Paylaştık.
Yoga olduk.
Şükranla.
Ve küçük te bir parti yaptık.
Hislerimizi.
Yolculuğumuzu konuştuk.
Çemberin etrafında ifade bulan.
Her bir cümle.
Kalbime dokundu.

Öğrenci rolü içinde çok değerli insanlarla buluşarak.
Öğretmen rolünde benim anlattıklarım.
Bizi kalpten buluşturdu.
Hepimizin dönüşümüne aracı oldu.

Sade Yoga’nın..
Ilık, yumuşak, kavrayan rahim alanı içinde.
Kendimizi yeniden doğurduk.
Bir kez daha.

Ilık, güvenli, şefkatli bu kuytu alanda.
Buluşmaya.
Kendimizi tekrar tekrar doğurmaya niyetle.

Ve öyle bir yakınlık ki..
‘Yakınım’ dediğine öyle dokunmadı kimse belki de.

Ceren’in yazısı da dokundu bana.
Sessizce kaldım.
Konfetiler falan patlamadı.
Gerçek bir sadelik içinde.
Sade’ce hissettim.
Samimiyetle.
Dokundu bana.
‘Nasıl olsun istersin’ deseler..
Bunu hayal ederdim.
İki gündür duyduğum öyle cümleler var ki.
Güzelliğini.
Yeterince alabildim mi..
Sindirebildim mi.
Bilemedim.

Evimden bile huzurlu dediler.
Bu yolda cesaretimi buldum.
Hayallerimdeki işe kavuştum.
Kariyerimde yoga sayesinde yükseldim.
Kendi kendime özgürce yoga yapabiliyorum.
Dişi hissediyorum.
Gücümü buldum.
Çalkalandım. Yine de iyi oldum.
Aşkla buluştum.
Yoga öğreneyim diye geldim.
Öğretme arzumu keşfettim.
Hayalime adım atıyorum.
Kutlayalım dedik.
İyi ki buluştuk.

Teşekkür ettim.
Şükrettim.
Helal olsun bize dedim.
Yakınlaşma cesaretimize.
Kendimizle.
Birbirimizle.
Samimiyetle.

Geniş bir boşluk içinde.
Güvende.
Umutlu.
Mutlu.
Şefkatle.
Sevgiyle.
Samimiyetle.
Yumuşacık aktı bu eğitim dönemim.

Yol boyunca bana güvenen ve ilham olan değerli öğrencilerime.
Sevgiyle ilişki kurmayı bana öğreten..
Aşkı kulağıma fısıldayan.
Biricik sevgilime.
Sade’ce.
Şükranlarımla.

 

Öyküm.

img_8497

İKİ CENNET KUŞU.

Processed with MOLDIV
Asana uygulaman oldukça kişisel ve özgün bir alan.
Hayatın gibi.
Önemli olan Asana uygulamanda gittiğin son nokta değil.
Bedeninin sınırlarıyla karşılaştığında gösterdiğin tavır.
Etrafı mı izliyorsun?
‘Son nokta’ ya ermediğin için ‘yapmamış’ mı hissediyorsun?
Başarmışlık hissiyle kendini diğerlerinden farklı mı görüyorsun?
Bedensel limitlerin; hırs, öfke, tembellik gibi mizacındaki engeller, veya zihnin o an yarattığı engeller.
Engellerinin, sınırlarının ve potansiyelinin farkındalığı içinde; kendi gerçeğine samimiyetle yaklaşman mümkün olabilir mi?
Asana uygulamanın seni götüreceği yer o Asananın en estetik, en ideal, en başarmış hali değil.
Amaç seni, senin o An’ının gerçeğine döndürmek.
Gidecek bir yer yok.
Geri dönecek bir yer var Sade’ce.
Kendi hakikatin.

Matın üzerindeki pratiğinde ustalaşman işte tam da buna bağlı.
Dışarıdan farklı farklı görünüyor olacak.
Ustalık dışarıdan pek te belli olmayacak.

Ne zaman ki kendi gerçeğine daha yakın, samimi bir temastasın..
Uygulamanın sonuçlarından öte, kendi içindeki engellerin ve meyvelerin farkındasın..
O zaman dönüşüm gerçekliyor olacak.
Mevlana’nın dediği gibi.
Aşkı aramak yerine, varlığında aşka olan engellerini bulmak olsun amacın.
Yogaya varmak yerine, yoganın; bütünleşmenin gerçekleşmesine engellerini keşfet önce.
Yoga Asana uygulamanın en büyük etkisi seni gösterişli pozlara sokmanın çok ötesinde.
Hayatla derin bir bağ içinde.
Hayatında yoluna çıkan engellerin ve sınırlarının farkına varmak.
Sınırların ve engellerin farkındalığı içinde potansiyelinin özgürce ve cömertçe akmasına izin vermek olacak.
Matın üzerinde.
Ve matın dışında.
Hepsi aynı.
Hepsi aynı anda oluyor.
Böylece “Yoga şu anda oluyor!”.
Patanjali’nin dediği gibi.

İki fotoğrafta Asana çok farklı olmuş gibi görünüyor.
Bir beden pozun son hallerine yaklaşmış.
Diğeri yolda görünüyor.
Yoganın en derin amacı ikilikten birliğe varmaksa eğer.
Görünendeki ikiliğe aldanma bu sefer.
İkisi de bir.
İkisi de yoga.
İkisi de sen.

Her an içinde yaşama dair sürprizli keşifler yaratıyor.
Sade’ce merakla gözlemlediğinde.
Gerçeğine dönüşmene izin ver.

Günün sürprizi sana, cennet kuşlarının aşk dansları olsun.
Hepsi farklı renklerde.
Kendi dansını gerçekleştiriyor.
Senin gibi.
Doğal.
Özgün.
Gerçek.
Ve Sade.
Öyküm.

Fotoğraflar ; Yasemin Yalımlı.

 

 

YENİ İLİŞKİM.

img_7404
İstanbul uçağı.
Son yıllarda ara ara flört ettiğim uzun mesafeli ilişkimin..
İlk resmi buluşması.
Yeni seksi çamaşırlarımı giydim.
İşler alevlenir belki kim bilir?!
Karnımda kelebekler.
Kalbim pırpır.
Çaktırmıyorum.
En cool halimi takındım.
Çok ta umursamıyormuş gibi görünmek..
Ergenlikten beri en büyük silahım.
Dur! Silahımı mı açıkladım?!

Yoga ile on yılı çoktan aştı ilişkim.
Büyük aşk.
İlk flört yılları.
Beraber yaşama denemeleri.
‘Git-gel’ lerden sonra.
24 saat, hafta içi hafta sonu beraber yaşanan yoğun bir evliliğin içindeyim.
5 yaşında da bir çocuk var ortada.
Sade.
Saadetimizin tatlı meyvesi. 😀
Dolayısıyla artık belli rutinleri olan,
bazı sabahlar çok da heyecan barındırmayan
güvenli sakin uzun süreli bir ilişki içindeyim.

Kariyerin güzel tarafı..
Açıkça aynı anda birden çok ilişki yaşayabilmen.
Bilgiyle beslenirken, yeni bilgiye açlığını gizlemek zorunda olmaman.

Uzun süredir beklediğim yolculuğum başlıyor.
Heart Training.
Adı ” KALP” olan bir eğitim.
Daha ne istenir bilemedim.
Önümüzdeki üç sene.
Organic Intelligence öğreneceğim.
Organik zeka!
Ağzımı sulandırıyor, ne yalan söyliyeyim..
Zeka görünce çok pis aşık olurum.
Kendiliğinden, gösterişsiz ve yalın haline..
Kalbimden vurulurum.
Yeni bilgiler..
Öğrenci olmak.
Yepyeni bir konuda.
Derinlere dalmak.
Öğrenebilmek için, tam kapasite ‘orada’ olmak.
Beni çok heyecanlandırıyor.

Günlük hayat içinde işletmeci olarak..
Dört işlem gerektiren hesaplar,
ve çoğunlukla bir iki hamlede çözülen organizasyon problemleri ile uğraşırken..
İçimden çığlık yükseliyor bazen.
“Bundan daha zekiyim beeennn!”
Şimdi göreceğiz zeki miyim değil miyim. 🙂
Amerikalı hocalar çatır çutur nörobiyoloji anlatırken..
‘Zeki değil.’ hissedersem büyük mızıkçılık yaparım..
Baştan söyliyim.

Bu hafta size yazamayabilirim.
İlişki içinde mahremiyete inananlardanım.
Hem hangi derinliklere dalıcam nereden bilirim.
Heyecanlı buluşmam Travma Terapi Eğitimi ile eninde sonunda.
Şu yazıyı çevirsem.
Amerikalı hocaların boş bakışları karşısında fena halde kalakalırım.
En çok bunu biliyorum.
Yabancı dost.
Bizde herşey her an.
Biraz ateşli, biraz acılı..
Bolca heyecanlı hale dönüşebilir.
Anadolu’nun sıcak topraklarının, Akdeniz’in deli sularıyla buluştuğu şehrin kadınıyım.
Sen gel beni yeni aşkla tanıştır.
Gerisini biz aramızda hallederiz.

Yeni döneme.
Bilgiye.
Deneyime.
Heyecanla dalmak üzere.

Sade’ce.
Sevgiyle.

Öyküm.

YOGA HOCALARI

image

Yoga hocaları; senin benim gibi insanlardır..
Düşündüğün gibi, süper kahraman değildirler..
Bakma tayt giydiklerine..

Her insanın farklı rengi, yeteneği olduğu gibi; onların da farklı farklı özellikleri vardır..
Yoga hep ortak nokta olsa da; yoga bile değişir, renkler değiştikçe.
Senin gibi güçlü, neşeli, üzgün, heyecanlı, yorgun, güçsüz, kıskanç, öfkeli, sevecen, karamsar hissettikleri anlar vardır.. Öyle anlardaki farkı; elinde yoga olmasıdır, dönüp o hisse bakmayı hatırlatan..

Tıpkı senin yogan gibi..

Senin karşılaştığın faturalarla onlar da karşılaşır, alışveriş yaptığın manavdan patates alır, memleket meselelerine senin gibi üzülür.
Bakma bazen uzaylı gibi baktığına.. Shavasanadan yeni çıkmıştır kesin o sırada.

Dergilerdeki o inanılmaz pozlarına aldanma.
Tıpkı senin gibi, konuşacak hali kalmaz bazen yorgunluktan, ya da hastalıktan..
Bedene ne şifadır hep merakından, zencefilin iyi geleceğini bilir çoğu zaman..

Tıpkı senin benim gibi, ilişkilerle öğrenir hocalar da..
Yaşamı ve insanı.

Öğretmen, öğrenci, aile, sevgili, dost, düşman..
Yaşamın her anında,
bana farklı rollerle;
öğreten herkese sonsuz şükranlarımla.

Öyküm